Uzman Çavuşa Haksız Şikayet Cezası Onandı

Uzman Çavuşa Haksız Şikayet Cezası Onandı

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (DAVACI) : –
VEKİLİ : AV. ALTUĞ ALTOK
-UETS[15328-23785-16377]
KARŞI TARAF (DAVALI) : İSTANBUL VALİLİĞİ
VEKİLİ :
İSTEMİN ÖZETİ : Sahil Güvenlik ……… ve …… Bölge Komutanlığı
emrinde Uzman Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin
Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin
4/a-4 fıkrası uyarınca, “amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai
arkadaşlarını haksız yere şikayet etmek” fiilini işlediğinden bahisle, Uzman Çavuş statüsünde bulunması
nedeniyle 4 ay kısa süreli durdurma disiplin cezası yerine brüt aylığından 1/5 oranında aylıktan kesme
cezası uygulanmasına ilişkin Sahil Güvenlik ….. ve ….. Bölge Komutanlığı Disiplin Kurulunun
2…./2023 tarih ve 2023/. sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal
faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddine yönelik İstanbul

  1. İdare Mahkemesinin 24/06/. tarih ve E:2023/., K:2024/. sayılı kararının; disiplin cezasına konu fiili
    işlemediği, dava konusu işlemde usule ve hukuka uygunluk bulunmadığı, mahkeme kararında isabet
    olmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.
    SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme
    kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri
    sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, davacının duruşma
    istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek işin
    gereği görüşüldü:
    Dava; Sahil Güvenlik . ve . Bölge Komutanlığı emrinde Uzman Çavuş olarak görev yapan
    davacı tarafından; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde
    Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin 4/a-4 fıkrası uyarınca, “amirlerini,
    üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikayet
    etmek” fiilini işlediğinden bahisle, Uzman Çavuş statüsünde bulunması nedeniyle 4 ay kısa süreli
    durdurma disiplin cezası yerine brüt aylığından 1/5 oranında aylıktan kesme cezası uygulanmasına ilişkin
    Sahil Güvenlik . ve … Bölge Komutanlığı Disiplin Kurulunun 21/06/. tarih ve 2023/. sayılı işleminin
    iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar
    verilmesi istemiyle açılmıştır.
    İdare Mahkemesince “Bu durumda, uyuşmazlığa ilişkin alınan ifadeler, davacının soruşturma
    aşamasında ki beyanları ve düzenlenen disiplin raporun birlikte incelenmesinden; davacının 27/02/2023
    tarihli şikayet dilekçesinde; S.G.Müh.Ütğm.
    T.C.
    İSTANBUL
    BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
    ESAS NO : 2024/
    KARAR NO : 2025/
    KARARIN TAM METNİ İÇİN KAMUHUKUK.COM YÖNETİCİSİNE BAŞVURUNUZ.
    davacı tarafından söz konusu soruya kasıtlı veya kötü niyetli olarak yapmış olduğu bir durumun
    söz konusu olmadığı, amacının kendisini korumak olduğu, yaşadığım olayların kendisini hata yapmaya
    ittiğinin beyan edildiği dikkate alındığında, davacının “Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki
    arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikayet etmek” disiplin suçunu
    işlediğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacının 7068 sayılı Kanun’un 8/4/a-4 maddesi uyarınca,
    “amirlerini, üstlerini (…) haksız yere şikayet etmek” fiilini işlediğinden Uzman Çavuş statüsünde
    bulunması nedeniyle 4 ay kısa süreli durdurma disiplin cezası yerine, brüt aylığından 1/5 oranında
    aylıktan kesme cezası ile tecziyesine ilişkin Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı
    Disiplin Kurulunun …./06/2023 tarih ve 2023/…. sayılı işleminde hukuka aykılık bulunmadığı sonucuna
    varılmıştır. Öte yandan; dava konusu işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacının
    işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi
    isteminin de reddi gerekmektedir. ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/4. maddesinde, “Bölge idare mahkemesi, ilk
    derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece
    mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında
    yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka
    bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri
    öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” hükmü düzenlenmiştir.
    7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul
    Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin 4/a-4 fıkrasında “amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki
    arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikayet etmek” fiili, 4 ay kısa süreli
    durdurma disiplin cezasını gerektiren haller arasında sayılmış aynı Kanun’un 8. maddesinin 7. Fıkrasında
    ise “(7) (Değişik:17/1/2019-7161/64 md.) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
    Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu,
    28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş
    Kanunu ve 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan
    personelin; a) Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/5’i ila
    1/4’ü, b) Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si,
    kesilir.” kuralına yer verilmiştir.
    Dava dosyasının incelenmesinden; Sahil Güvenlik . ve . Bölge Komutanlığı emrinde Uzman
    Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından; 7068 sayılı Kanunun 8. maddesinin 4/a-4 fıkrası uyarınca,
    “amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere
    şikayet etmek” fiilini işlediğinden bahisle, Uzman Çavuş statüsünde bulunması nedeniyle 4 ay kısa süreli
    durdurma disiplin cezası yerine brüt aylığından 1/5 oranında aylıktan kesme cezası uygulanmasına ilişkin
    Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı Disiplin Kurulunun ./06/2023 tarih ve 2023/.
    sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte
    ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlıkta, dava konusu disiplin cezasına gerekçe olarak davacının…../2023 tarihli
    dilekçesinde yer alan ibarelerin gösterildiği, anılan……/2023 tarihli ve şikayet içerikli dilekçede; “24
    Şubat 2023 saat 08:30-10:00 saatleri arasında nöbet devir teslim sırasında şube müdürüm
    ……………………. gelerek anahtarı benim kaybettiğimi söylüyormuşsun dedi. Ben de Komutanım anahtarı
    siz kaybetmişsiniz diye bir kelime kullanmadım, anahtarı size teslim ettiğimi söyledim dedim. Şube
    müdürüm bana bağırmak suretiyle ve üzerime yürüyerek “yalancı” , “adam mısın sen”, “kalıbına
    tüküreyim senin”, “şerefsiz” gibi hakaret ve onur kırıcı sözler söyledi ve “bundan sonra bütün işleri o
    T.C.
    İSTANBUL
    BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
    ESAS NO : 2024/
    KARAR NO : 2025/
    yapacak” , “bu mesleğe yakışmıyorsun” , “buradan gideceksin” diyerek tehdit etti. Şube Müdürüm
    yaklaşık 10-15 dakika boyunca bu kelimeleri söylemeye ve üstüme yürümeye devam ettiği için
    “Komutanım çok ağır konuşuyorsunuz” diyerek birçok kez yan bölme odaya kaçmak durumunda kaldım.
    Bu esnada
    KARARIN TAM METNİ İÇİN KAMUHUKUK.COM YÖNETİCİSİNE BAŞVURUNUZ.
    Yukarıda belirimiş olduğum olayları 7068 sayılı Kanun göz önünde bulundurularak gereğinin
    yapılmasını arz ederim.” ifadelerine yer verilmek suretiyle davacının amiri dava dışı Sümeyye S.K.
    tarafından hakaretlere maruz bırakıldığı, davacıya yetkisi olmayan görev ve sorumluluklar yüklendiği
    iddiaları ile davacının yetkisi olmadığı halde gizlilik derecesi “Gizli” olan evraklara nüfus ettirildiğinin
    iddia edildiği, davacının anılan şikayeti üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturmasında, davacıya
    01/07/2022 ve 01/01/2023 tarihlerinde dava dışı
    KARARIN TAM METNİ İÇİN KAMUHUKUK.COM YÖNETİCİSİNE BAŞVURUNUZ.
    n “Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını
    haksız yere şikayet etmek” disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle 7068 sayılı Kanunun 8. maddesinin 4/a-4
    fıkrası uyarınca dava konusu disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Diğer taraftan; davacının şikayet dilekçesi sonucunda amiri Sümeyye S.K. tarafından hakarete
    maruz bırakıldığı iddialarına ilişkin yürütülen disiplin soruşturması sonucunda davacının amiri
    hakkındaki iddiaların sübut bulduğu sonucuna ulaşılarak, 7068 sayılı Kanunun 8/3-b fıkrası uyarınca
    “Kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek,
    davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek” fiilini işlediğinden bahisle amiri
    Sümeyye S.K. hakkında kınama cezası verildiği görülmektedir.
    Uyuşmazlığın çözümü için davacının salt şikayetinin anayasada yer alan temel haklar
    çerçevesinde suç konusu yapılıp yapılamayacağının tartışılması yerinde olacaktır.
    Anayasanın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi uyarınca; herkesin, meşru vasıta ve
    yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile
    adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
    Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen bu “Hak arama hürriyeti”; yargı mercileri önünde hak
    arama dışında, “ihbar ve şikayet”i kapsamakta olup, diğer kişilik hakları gibi herkese karşı ileri
    sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan ve Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir hak olup,
    yine Anayasa’nın, “Dilekçe Hakkı” kenar başlıklı 74. maddesinde; vatandaşların ve karşılıklılık esası
    gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve
    şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına
    sahip olduğu belirtilmiştir.
    3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 3. maddesinde; Türk vatandaşlarının
    kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara yazı ile başvurma
    hakkına sahip oldukları hükmüne yer verilmiştir.
    T.C.
    İSTANBUL
    BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
    ESAS NO : 2024/
    KARAR NO : 2025/
    Şikayet hakkı; kişilere, gerek yargı organlarına gerekse idari makamlara başvurmak suretiyle
    talepte bulunma, şikayet ile ilgili gerekli işlemlerin yapılması konusunda mercileri harekete geçirme
    yetkisi tanımaktadır. Kişilere tanınan bu hak kullanılırken de şikayet konusunun gerçekliği hakkında
    yeterli kanıtların bulunması yada isnadın sübut bulması gerekli olmadığı gibi şikayetin bir şahsa veya
    şahıslara yönelik olması halinde yapılan inceleme sonucu şikayet edilenin cezalandırılması da
    gerekmemektedir. Aksi bir düşüncenin kabulü, kişilerin iftira suçu ile veya disiplin cezası ile karşı
    karşıya kalmak endişesiyle kendilerine tanınan Anayasal bir hakkı kullanamamaları sonucunu doğurur ki
    bu, hukuken kabul edilebilir bir husus değildir.
    Öte yandan, 14.07.1983 tarih ve 17926 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesinde; devlet
    memurlarının, kurumları ile ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat hakkına sahip olduğu, ayrıca
    Devlet memurlarının, görevleri sırasında haberdar oldukları konusu suç teşkil eden durumları yetkili
    makamlara bildirmekle yükümlü olduğu düzenleme altına alınmış, aynı Yönetmeligin 19.09.2009 tarih
    ve 27354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 14. maddesinde de; ihbar yükümlülüğünü
    yerine getiren Devlet memurlarına ihbarından dolayı bir ceza verilemeyeceği veya dolaylı olarak hizmet
    koşullarının kısmen de olsa ağırlaştırılamayacağı ve değiştirilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
    Uyuşmazlıkta, davacının şikayet dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde, iftira, hakaret,
    aşağılama içeren bir ifadenin bulunmadığı, amirlerin ve üstlerinin emir ve talimatlarına karşı çıkmak ya
    da görev yapılmasını engelleyici mahiyetinin bulunmadığı, iddiaların gerçekliğinin ancak yürütülecek
    soruşturma neticesinde ortaya konulabilecek nitelikte olduğu, nitekim dilekçe içeriğindeki iddialarla
    ilgili yapılan disiplin soruşturması sonucunda davacının, amiri tarafından hakarete maruz bırakıldığı
    iddialarının sübut bulduğu sonucuna ulaşılarak amiri hakkında disiplin cezası uygulandığı, bu nedenle
    davacının dilekçesinin haksız şikayet kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna
    ulaşılmıştır.
    Bu durumda, davacı hakkında 7068 sayılı Kanun’un 8/4/a-4 maddesi uyarınca, “amirlerini,
    üstlerini (…) haksız yere şikayet etmek” fiilini işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu Sahil
    Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı Disiplin Kurulunun 21/06/2023 tarih ve 2023/03
    sayılı işleminde hukuka uygunluk, aksi yorumla verilen davanın reddine ilişkin kararda hukuki isabet
    bulunmamıştır.
    Öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığından, davacının
    işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi
    gerekmektedir.
    Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 24/06/2024
    tarih ve E:2023/2446, K:2024/1322 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline,
    davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 30/102023 tarihinden itibaren işleyecek yasal
    faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 1.887,50-TL yargılama gideri ile hüküm
    tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen
    36.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa
    artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu
    mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri
    uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 25/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    T.C.
    İSTANBUL
    BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
    ESAS NO : 2024/
    KARAR NO : 2025/

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.