Nöbet İhlali Nedeniyle Verilen Ceza

T.C.
İZMİR
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
TCİSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(DAVACI) :
VEKİLİ : AV. ALTUĞ ALTOK
-UETS[15328-23785-16377]
KARŞI TARAF (DAVALI) : MANİSA VALİLİĞİ
VEKİLİ :
İSTEMİN ÖZETİ : Manisa İli, Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığı
Başlamış Jandarma Karakol Komutanlığında jandarma astsubay kıdemli çavuş olarak görev
yapan davacının, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-13 maddesi uyarınca ”3 gün aylıktan kesme”
cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Manisa İl Jandarma Komutanlığının 25/03/2024 tarih ve
2024/9 sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal
faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılan davada; 06.10.2023 tarihinde, gece
00.00’da yapılan denetimde karakolda ve karakolda görev yapan ilgili personelde
disiplinsizlik eylemlerinin tespit edilerek tutanağa bağlandığı, her ne kadar tutanağa
bağlanan davranışların davacı tarafından bizzat işlenmese bile emri altındaki personel
üzerindeki gözetim ve denetim görevinin icrasında kayıtsız ve kusurlu davrandığı, bununla
birlikte davacının nöbet devir teslim defterini doldurmadığı, imzalamadığı ve diğer
nöbetçilere de imzalattırmadığı, nöbet yerinde bulunmayarak yemek yemek için nöbet yerini
terk ederek üst kattaki lojmana gittiğinin tespit edildiğinden, davacının disiplin cezasına konu
fiiline uyan aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka
aykırılık bulunmadığı, öte yandan, yapılan yargılama ile hukuka aykırı olmadığı tespit edilen
dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve mali hakların yasal
faiziyle birlikte tazmini isteminin de kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle
davanın reddi yolunda verilen Manisa 2. İdare Mahkemesinin…….. tarih ve E:2024/….,
K:2024/….. sayılı kararının; davacı tarafından, hakkında tesis edilen işlemin tipiklik ilkesine
aykırı olduğu, davaya konu eyleminin somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya
konulamadığı ileri sürülerekistinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu
ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Dava, Manisa İli, Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığı Başlamış J. Krk. K.lığı
emrinde jandarma astsubay kıdemli çavuş olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı
Kanun’un 8/3-a-13 maddesi uyarınca ”3 gün aylıktan kesme” cezası ile cezalandırılmasına
ilişkin Manisa İl Jandarma Komutanlığının 25/03/2024 tarih ve 2024/9 sayılı işleminin iptali
ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına
ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/3-a-13 maddesinde; ”Görevde kayıtsızlık
göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede
bitirmemek” fiili üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında
sayılmıştır.
T.C.
İZMİR
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
TCAynı Kanun’un 14/2. maddesinde ise; disiplin soruşturmacısı olarak hakkında
disiplin soruşturması yapılacak kişinin üstü konumundaki bir veya birden fazla kişi ya da
Bakanlık ve/veya ilgisine göre Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ya
da Sahil Güvenlik Komutanlığı müfettişi görevlendirilebileceği, ancak gerek görülmesi
halinde, heyet başkanı hariç olmak üzere hakkında disiplin soruşturması yapılacak kişinin
astı konumunda heyet üyeleri görevlendirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu
görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa
etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan
yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar
doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği
gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme
sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza
verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla
belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri
oluşturulmaktadır.
7068 sayılı Kanun kapsamında görev yapan bir kamu görevlisinin suç oluşturduğu
iddia edilen fiili ile ilgili olarak idarece açılan bir disiplin soruşturmasında; soruşturma emri
verilmesi, bağımsız, üstü görevde olan bir soruşturmacı atanması, soruşturmacı olarak
atananların ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin veya disiplin kurulu üyelerinin
soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu
görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya olayın mağduru
durumundaki kişilerden etkilenebilecek konumda bulunmayan kişi ve kişilerden olmaları
gerekmekte olup, olayla ilgili tanık ve soruşturulanların ifadelerinin alınması, ifade
alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili
lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturulanların görev ve konumları itibariyle
sorumlulukları ve suçun oluş biçimi irdelenerek düzenlenen rapor ile fiilin sübut bulup
bulmadığının ortaya çıkarılması, bu aşamada soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve
ilgili makama sunması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri
değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması ve yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller
bildirilerek savunmasının alınması disiplin hukukunun temel ilkelerinden olup, hukuki
güvenliğin de gereğidir. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin
amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür. Usule uygun olarak yapılan
soruşturma kapsamında verilen soruşturma emri üzerine 7068 sayılı Kanun uyarınca
gerekçesi ortaya konulmaksızın atanan ve fakat üstü görevde olmayan soruşturmacının
yer aldığı soruşturma heyeti tarafından düzenlenen soruşturma raporuna istinaden
verilen disiplin cezasının, objektiflik ve tarafsızlık ilkesine, dolayısıyla hukuka aykırı
olacağı tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden; Manisa İli, Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığı Başlamış
Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde jandarma astsubay kıdemli çavuş olarak görev yapan
davacının, 06.10.2023 tarihinde, gece 00.00’da yapılan denetimde karakolda ve karakolda
görev yapan ilgili personelde disiplinsizlik eylemlerinin tespit edilerek tutanağa bağlanması
üzerine başlatılan soruşturma sonucu, davacının emri altındaki personel üzerindeki gözetim
ve denetim görevinin icrasında kayıtsız ve kusurlu davrandığı, nöbet devir teslim defterini
doldurmadığı, imzalamadığı ve diğer nöbetçilere de imzalattırmadığı, nöbet yerinde
T.C.
İZMİR
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
bulunmayarak yemek yemek için nöbet yerini terk ederek üst kattaki lojmana gittiğinin tespit
edildiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-13 maddesi uyarınca ”3 gün aylıktan kesme”
cezası ile cezalandırılmasına dair Manisa İl Jandarma Komutanlığının 25/03/2024 tarih ve
2024/9 sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal
faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Akhisar İlçe Jandarma Komutanı ve beraberindeki heyetin karakolda
yaptığı denetim sonucu 06.10.2023 tarihinde düzenlenen tutanak üzerine tutanakta yer alan
iddialara ile ilgili olarak 09.10.2023 tarihli işlemle soruşturma olur’u verilerek, jandarma
üsteğmen S.Ç. başkanlığında jandarma astsubay Kıdemli………. ve uzman jandarma VII.
kademeli çavuş ………..dan oluşturulduğu görülmüştür.
Bu durumda, davacının rütbesinin astsubay olduğu dikkate alındığında, yukarıda izah
edildiği üzere gerekçesi ortaya konulmaksızın davacının rütbesinin üstü görevde
olmayan, davacının astı konumda bulunan kişilerin soruşturma heyetinde yer almaması
gerekirken, gerekçesi belirtilmeksizin aksi yönde oluşturulan soruşturma heyeti tarafından
düzenlenen soruşturma raporu esas alınarak “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi
savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiilini
işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-13 maddesi uyarınca üç gün aylıktan kesme
cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen
İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yanda, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının
maaşından yapılan kesintinin dava tarihi olan 23/04/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal
faizi ile birlikte ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurunun kabulüne, Manisa 2. İdare
Mahkemesince verilen 26/12/2024 tarih ve E:2024/350, K:2024/1047 sayılı kararın
kaldırılmasına, dava konusu işlemin İPTALİNE, iptal edilen işlem nedeniyle davacının
maaşından yapılan kesintinin dava tarihi olan 23/04/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal
faizi ile birlikte ÖDENMESİNE, aşağıda dökümü yapılan ilk derece dava ve istinaf
yargılama giderinden oluşan 3.199,10 TL tutar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca
duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak
davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından varsa artan miktarın mahkemesince
HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden
itibaren 30 gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2025 tarihinde,
oyçokluğuyla karar verildi.
T.C.
İZMİR
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
7068 sayılı Kanunun 14 ncü maddesinin, (2) numaralı fıkrasında, disiplin amirlerinin,
disiplin soruşturmasını yapacak heyeti oluştururken, gerek görmesi halinde hakkında disiplin
soruşturması yapılacak kişinin, heyet başkanı hariç astı konumunda heyet üyeleri
görevlendirebileceği düzenlenmiş olup, dava konusu olayda da soruşturma heyetinin
mevzuata uygun olarak oluşturulduğu görülmekle, işin esasına geçilerek davacıya isnat edilen
fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile
karara katılmıyorum.







